|
|
|
Tarih : 08.07.2010 - 02:16:15 |

Haber: Mehmet Işık
Kemaliye’nin Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucu katledilen 33 vatandaş, Devlet Bakanı Faruk Çelik’in de katıldığı törenle anıldı.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Madımak ve Başbağlar olaylarının aynı kanlı ellerin ürünü olduğunu söyledi.
17 yıl önce, 5 Temmuz 1993 tarihinde Başbağlar köyü yüzyıllarca unutulmayacak bir katliam yaşadı. Terör örgütü mensupları Başbağlar’da hunharca bir katliam gerçekleştirdi.
28 vatandaşın kurşuna dizildiği, 5 vatandaşın evlerde diri diri yakıldığı katliamın üzerinden 17 yıl geçti. Başbağlar’da katliamın izleri ortadan kalkarken, masum vatandaşların katledilmesinin acısı halen yürekleri yakıyor.

Şehitler köyü Başbağlar’da düzenlenen törende teröre lanet yağdı. Erzincan’a 225 kilometre uzaklıktaki Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde düzenlenen anma törenine; Devlet Bakanı Faruk Çelik, Erzincan Valisi Abdülkadir Demir, Kemaliye Kaymakamı Metin Yılmaz, Erzincan Belediye Başkanvekili Osman Terzioğlu, Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Mehmet Artar, Emniyet Müdürü Süleyman Oğuz ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenlerde, köy ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Törende konuşan Devlet Bakanı Faruk Çelik, Başbağlar’ın dillerin tutulduğu, boğazların düğümlendiği yer olduğunu ifade ederek, “Başbağlar, Milletimizin ortak acısının, mateminin acısıdır. Başbağlar denildiğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin dört bir yanında boyunlar bükülüp, gözler yaşarmakta, yürekler sızlamakta.
17 yıl önce milletin bağrına ateş, kalbine hançer saplandı. Yüzlerce yıl geçse de bu acıyı ve bu acıyı bizlere yaşatanları asla unutmayacağız. Bugünü andıkça birbirimize daha sıkı sarılacağız” dedi.
3 gün önce ortak acıyı paylaşmak ve 37 vatandaşı anmak için Sivas’a gittiklerini belirten Bakan Çelik, “Bu katliamların arka arkaya gelmesi çok manidardır. Her iki olay da aynı kanlı ellerin ürünü, aynı senaryonun farklı sahnesidir. Bunları yakın geçmişte çok gördük. Bu olayların amacı açık ve net ortadadır.
Anadolu’yu, Anadolu yapan değerler parçalanmak istenmekte. Allah’a şükür milletimiz kanlı senaryoların parçası olmadı. Çünkü bizim milletimiz tarih boyunca her senaryoyu görmüş, her acıyı yaşayarak tecrübe etmiştir.
Milletimiz asla karalar bağlamadı, bağlamayacak. Milletimiz metanetini koruyarak, kardeşlik karşısında kalleşlik, sevgi karşısında nifak tohumları, birlik karşısında ayrılık bu toplumda yer bulamayacak” dedi.
Erzincan Valisi Abdulkadir Demir de yaptığı konuşmada, Başbağlar’a kabuk bağlamış yarayı kaşımaya ya da kanatmaya gelmediklerini, tarihin en büyük insanlık suçlarından birisi olan Başbağlar katliamının çirkin ve kanlı yüzünü bütün dünyaya göstermek için geldiklerini söyledi.
Vali Demir, “Bugün buraya insanlık suçunun vahşi şeklini, iğrenç yüzünü tüm dünyaya bir daha gür sesle duyurmak için geldik. Ayrıca şu kararlılığı bir kez daha vurgulamak istiyoruz, terör yolu çare değildir. Vatan müdafaası için dün ortak düşmana karşı omuz omuza veren, aynı uğurda gazi ve şehit olan ve kanlarıyla renklendirdikleri al bayrağımız altında mesut, aynı topraklarda koyun koyuna sarmaş dolaş yatan kahraman atalarımızın biz torunlarını birbirine düşman yapamayacaklar.
Bizi biz yapan değerleri inkâr edemeyiz, yanlışlarda ısrar edemeyiz. Sivas’ta yakılan vatandaşlarımızla yüreğimiz yanmaya devam ediyor. Başbağlar’da hunharca katledilen masum insanlarımızla yüreğimiz kanamaya devam ediyor. Her iki acıyı da yüreğimizde hissediyoruz. Kalplerimizi kanatan bu insanlık dışı katliamları gerçekleştirenleri bir kez daha şiddetle, nefretle kınıyorum” dedi.

Kemaliye Kaymakamı Metin Yılmaz ise, acının çok büyük olduğunu ama bu hunhar saldırının kendilerini yıldırmadığını belirterek, “Amacımız, bir yandan toplumsal hafızamızı canlı tutmak suretiyle ülkemizin milli birlik ve bütünlüğünün hangi koşullar altında muhafaza edildiğini, bugünkü ve gelecek nesillere aktarmak, diğer yandan da kendilerini özgürlük savaşçısı ve bölge halkının temsilcisi olduğunu iddia eden katil sürüsünün gerçek yüzünü ve kimliğini Başbağlar köyünden tüm dünya ya haykırmaktır” dedi.
5 Temmuz 1993’te yaklaşık 100 kişilik terör örgütü mensubunun saldırdığı köydeki katliamdan 3 kurşun yarasıyla sağ olarak kurtulmayı başaran Köy Muhtarı Ali Akarpınar da konuşmasında, milli birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Muhtar Akpınar, “Ülkemizin büyümesini istemeyen dış ve iç odakların vatanımızın bölünmesi için ortaya koydukları oyunun taşeronu olan hainler bin yıldan fazla tarihe dayanan kardeşliğe fitne sokmak ve kardeşi kardeşe düşman etmeği amaçlayarak, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yapılan kültür etkinliklerini protesto ederek Sivas Katliamı’nı gerçekleştirdiler. 5 Temmuz 1993’te de Başbağlar için başka gündü. Köye gelen terör örgüt mensupları 5 köylümüzü evlerinde diri diri yaktı, ardından da 28 köylümüzü kurşuna dizerek 33 kardeşimizi katletti. Teröristler, 600 yıllık geçmişe dayanan köyümüzde tarihin ender görülen katliam gerçekleştirdi” dedi.
Konuşmaların ardından şehitlikte, Kur’an-ı Kerim okundu ve İl Müftüsü Burhan İşleyen tarafından dua okundu. Katliamı görmeyen Başbağlarlı küçük çocuklar ise ellerine aldıkları dövizler ile “Terör bir insanlık suçudur”, “Başbağlar bizimdir bizim kalacak”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” mesajları verdiler.

|
|